Mar 24

Mar 27

Onu hep severdim ama nedendir bilmem sevgimi sandıkta göstermek nasip olmamıştı. Şimdi ise hayatımda ilk kez bu kadar kararlıydım. Çevremdekilere sürekli ondan bahsediyordum, hep olumlu karşılık alıyordum, hiç kimse “Muhsin Yazıcıoğlu şunu kötü yapmıştı.” demedi.

Nasip olmadı, o bu dünyadayken aynı davanın adamı olduğumuzu ona karşı söylemek nasip olmadı.

Şimdi ne yapmak gerekir bilmiyorum, bilemiyorum. Elimden gelen tek şey onun şiirini paylaşmak.

Yazının tamamını okuyun »

Oca 25

Kaşgarlı Mahmut neler söyledi, bizler ne yapıyoruz?

Aslında Türkçe o kadar kötü bir dilmiş ki, hiçbir Türkçe sözcük, hiçbir anlamı karşılamaz olmuş(!). O kadar tembeliz ki, tembellikten hiçbir şey üretmediğimiz şu günlerde, başkalarının ürettiği şeylere iki saniye düşünüp Türkçe isim bile bulamıyoruz, bulunmuşsa beğenmiyor, kullanmıyor, sevmiyoruz, düşünüp Türkçesin hatırlamak bile istemiyoruz.

Yazının tamamını okuyun »

Ara 30

Aslında yeni yılı pek kutlamak istemiyorum, kültürümüzde yeri olmadığını, bizimle ilgisi olmayan bir kutlama olduğunu düşünüyorum. Ancak Türk Dil Kurumu’nun öyle bir çalışması var ki bunu her yerde söylemek için ne olsa yaparım diye düşündüm.

Tüm Türklerin “yengi yılı mübarek bolsun!”

Yazının tamamını okuyun »

Kas 17

30 Ocak 1920’de ulusal marş için açılan yarışmada seçilen marş, ülkenin 28 Nisan 1920’de Sovyet yönetimine girmesi üzerine kullanılamamıştı. 27 Mayıs 1992’de Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etmesi üzerine 1919’daki kısa bağımsızlık döneminde yaratılan marş ülkenin ulusal marşı oldu. Sözleri Ahmet Cavad, bestesi Üzeyir Hacıbeyov’a aittir.

Yazının tamamını okuyun »

Kas 17

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl…
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!

Yazının tamamını okuyun »

Eki 21

KERKÜK ZİNDANI

Kerkük’ün zindanına attılar meni
Mazlumlar sürüsüne kattılar meni, kattılar meni

Bir yanım dağladılar ateşle, annem
Ne suçum, ne günahım yaktılar meni

Türkmen obalarından göçen anneler
Ne yuvaları kalmış, ne de haneler, ne de haneler

Gök kubbeyi sarsar mazlum feryadım
Elbette bir gün güler bize seneler, bize de seneler
Yazının tamamını okuyun »